14 Ocak 2011 Cuma

SELİMİYE CAMİİ'NİN YAPILIŞ HİKAYESİ


Kıbrıs seferi sırasında II. Selim bir gece Peygamberimiz (s.a.v.) i rüyasında görür. Peygamberimiz: " Selim eğer Kıbrıs i fethedersen Edirne de su bizim işaret ettiğimiz yerde görkemli bir camii yaptıracaksın " der. II. Selim Kıbrıs seferinin meşgalesiyle bu rüyayı unutur. Daha sonra Lala Mustafa Pasa komutasındaki bir donanma Kıbrıs’ı fetheder. II. Selim Kıbrıs’ın fethinden çok memnun olur. Fakat bir gece tekrar Peygamberimiz : " Selim bize verdiğin sözü tutmadın. Sen Kıbrıs’ı fethedersen Edirne de cami yaptıracağına söz vermedin mi? " diye ikazda bulunur. Selim o günden sonra Mimar Sinan a bu camiyi yapma görevini tevdi eder. Böylece dünyaca tanınmış Selimiye Camii bir fetih müjdesinin meyvesi olarak Edirne ufuklarında tecessüm etmiş olur.


Selimiye’nin camisinin yapılışında en büyük sorun, tepedeki evlerin, bahçelerin satın alınarak cami alanının hazırlanmasıydı. Bunun için evlerin yıkımına girişildi. Ama içlerinden biri, yaşlı bir bahçıvan toprağını vermemekte direndi. Padişahîn buyruğuna göre, topraklarını vermemekte direnenlerin ne yapılıp edilip razı edilmeleri gerekiyordu. Yalnız bütün bunlar güzellikle olacaktı. Ne olursa olsun zor kullanmak yoktu. Buyruk böyleydi. Ne kese kese altınlar, ne de yalvarıp yakarmalar bu yaşlı bahçıvanı kandırabildi. Adam bahçesini vermiyordu. Ama Mimar Sinan sonunda bu zorluğu da yenip adamı bahçesini vermeye razı etti. Böylece uzun çalışmalardan sonra usta mimar, düşünü gerçekleştirmiş, yıllar önce gözüne kestirdiği tepeyi ulu bir yapıyla ölümsüzleştirmişti. Caminin yapımının bittiği sabah Mimar Sinan, bütün ustalarını, isçilerini, ırgatlarını avluda topladı. Hepsi de elbirliğiyle gerçekleştirdikleri yapıyı övünçle seyre koyuldular. O sırada, oradan, mahallenin çocuklarından biri geçiyordu. Birçok adamın meraklı meraklı  camiye baktığını görünce, o da onlar gibi ellerini arkasına bağlayıp durdu. Ayni yerde bakmaya başladı. Çocuğu gören Sinan, yanına yaklaştı. E, sen ne dersin bakalım küçük, diye sordu. Camimizi nasıl buldun, güzel olmuş mu? Çocuk, gözlerini kısarak baktığı minareyi parmağı ile gösterdi Bak, o minare eğri olmuş dede, dedi Sinan’a. O ana kadar sesi çıkmayan bütün ustalarla isçiler, nasıl olur, parmak kadar çocuk nereden bilirmiş, diye homurdanmaya  başladılar. Sinan, elini kaldırarak, konuşanları susturdu. Ustalar, çocuk doğru söyledi, dedi. Hepsi Sinan’ın yüzüne şaşkınlıkla bakıyordu. Sinan aldırmadı. Kalfalardan birini yanına çağırdı. Kalfaya, palanganın kalın ipi alıp çocuğun gösterdiği minareye çıkmasını söyledi. İpi, üçüncü şerefenin üstünden minareye sıkıca bağlattı. Ucunun aşağı sarkıtmasını istedi. İpin  ucu aşağı ulaşınca adamlarına tutturdu. Simdi var gücünüzle ipe asilin, dedi. Adamlar, bir anlam veremedikleri bu isi Sinan’ın buyruğu ile yaptılar. Sinan, adamları ipe asılırken küçük çocuğun saclarını okşayarak sordu: Nasılküçük minarenin eğriliği düzeldi mi dersin? Çocuk, dikkatle minareye bakıyordu. Adamlar, var güçleriyle ipe asılıyordu. Neden sonra çocuk, Tamam, simdi düzeldi, dedi. Sinan, adamlarına ipi bırakmalarını söyledi. Çocuk minarenin düzeldiğinden emin olarak yanlarından uzaklaştı. Çocuk gider gitmez kalfalarla ustalar Sinan’ın çevresini aldılar. Yaslı mimara biraz da kızmışlardı. Bu nasıl istir? Diye sordular. Minarenin dümdüz olduğunu bizim kadar siz de biliyorsunuz. Kendi elinizle ölçüp biçtiğiniz minareyi ne diye iple çektirdiniz bize? Böyle gülünç bir şey görmedik şimdiye dek. Ak sakallı koskoca bir mimar bir çocuğun sözüne uyar mı hiç? Sinan, gülümseyerek, baktı yüzlerine. Minarenin doğru olduğundan ben de eminim. İple çekilerek düzeltilemeyeceğini ben de biliyorum. Ama bir çocuğun gözünde bile,  Selimiye’nin özürlü sanılmasını istemem. Onun için yaptım bunu. Bundan böyle hiç kimse Selimiye’nin herhangi bir özrü olduğunu söyleyemeyecektir. Yüzyıllar boyunca eksiksiz bir yapı olarak anılacaktır. Ustalar o zaman, Sinan’a hak verdiler. Bu bilgece davranışını yasadıkları surece, unutmayacaklarını söyleyerek saygıyla elini öpüp kucaklaştılar. Ve hep  birlikte oradan uzaklaştılar.

1 yorum:

  1. selımıye camııı eşsiz mımarı ,mımarisi ıle ilgıılı cok fazla bılgım vardı ama hıkayseını bılmıyordum teşekkurler

    YanıtlaSil